İstanbul Teknik Üniversitesi ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı iş birliğiyle geliştirilen yerli Dinamik Konumlandırma Sistemi, sondaj ve araştırma gemileri başta olmak üzere kritik deniz platformlarının çapa atmadan bulunduğu konumu otomatik olarak korumasını sağlayacak. Sistem, stratejik bağımsızlık ve otonom denizcilik hedefleri açısından önemli bir eşik olarak öne çıkıyor.

Türkiye, denizcilik alanında stratejik öneme sahip yeni bir yerli teknoloji kazanımı elde etti. İstanbul Teknik Üniversitesi ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı tarafından yürütülen çalışma kapsamında geliştirilen Dinamik Konumlandırma Sistemi, sondaj, destek ve araştırma gemileri ile kablo döşeme platformları ve otonom deniz araçlarının denizde sabit kalmasını sağlayan kritik bir altyapı sunuyor. Sistem, geminin rüzgâr, akıntı ve dalga gibi dış etkilere rağmen çapa kullanmadan bulunduğu konumu ve yönü otomatik olarak korumasına imkân veriyor.

Projede görev alan İstanbul Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kemal Kınacı’nın verdiği bilgilere göre, mevcut ihtiyaç uzun yıllardır yüksek maliyetli ve dışa bağımlı çözümlerle karşılanıyordu. Yerli sistemin geliştirilmesindeki temel motivasyon ise teknik yeterlilik kadar stratejik bağımsızlık oldu. Özellikle kritik deniz operasyonlarında dış kaynaklı sistemlere bağımlılığın, ambargo ve veri erişimi sorunları gibi riskler nedeniyle önemli kırılganlıklar oluşturduğu vurgulandı.

Geliştirilen sistem, sensörlerden gelen verileri okuyup geminin matematik modeliyle işleyerek itki dağıtımını otomatik biçimde yönetiyor. Yapılan testlerde, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ait deniz ikmal gemisi Sancar’ın 1/21 ölçekli modeli üzerinde zorlu deniz koşullarında desimetrenin altında hassasiyet elde edildi. Bu sonucun gerçek gemi ölçeğinde yaklaşık 80 metre boyundaki bir platformun 1 metrekarelik alan içinde sabit kalabilmesi anlamına geldiği belirtildi. Çalışmanın sonunda sistemin tam ölçekli gemilere entegre edilebilir aşamaya ulaştığı ifade edildi.

Yerli Dinamik Konumlandırma Sistemi’nin yalnızca sondaj gemileriyle sınırlı kalmayacağı, destek gemileri, araştırma gemileri, kablo döşeme platformları ve bazı askeri gemilerde de kullanılabileceği değerlendiriliyor. Modüler ve açık mimarili yapısıyla ihracat potansiyeli de taşıyan sistemin, tam otonom gemilere giden yolda kritik bir basamak olduğu belirtiliyor. Bu yönüyle proje, Türkiye’nin denizcilik teknolojilerinde hem operasyonel kabiliyetini hem de küresel rekabet gücünü artırabilecek stratejik bir adım olarak görülüyor.
Kaynak: AA
