Küresel savunma harcamalarındaki artış, kısa vadede üretim ve istihdamı desteklese de enflasyon, kamu borcu, bütçe açığı ve gelir eşitsizliği üzerinde yeni baskılar oluşturuyor.
Küresel ekonomide artan jeopolitik gerilimler, savunma harcamalarını geçici bir eğilim olmaktan çıkararak kalıcı ve yapısal bir başlığa dönüştürüyor.
Büyük güç rekabetinin sertleşmesi, bloklaşmanın belirginleşmesi ve güvenlik kaygılarının artmasıyla ülkeler savunma yatırımlarına daha fazla kaynak ayırıyor. Bu durum kısa vadede üretim, istihdam ve savunma sanayisine bağlı sektörlerde canlanma oluşturuyor.
Ancak savunma harcamalarındaki artışın ekonomik etkileri yalnızca büyüme üzerinden değerlendirilmiyor. Yükselen askeri harcamalar, enflasyon baskısını artırırken bütçe açıklarını büyütüyor, kamu borcunu yükseltiyor ve dış dengeler üzerinde yeni kırılganlıklar oluşturuyor.
Savunma sanayisine yönelen kaynaklar, sağlık, eğitim, altyapı, yeşil enerji ve sivil teknoloji gibi alanlarda kullanılabilecek yatırımların geri plana itilmesine neden olabiliyor. Bu tablo, uzun vadede ekonomilerin üretkenlik kapasitesini ve toplumsal refahını sınırlayabilecek bir risk olarak öne çıkıyor.
Artan savunma harcamaları aynı zamanda gelir dağılımı üzerinde de baskı yaratıyor. Yüksek sermaye yoğunluklu savunma sektörleri büyürken, geniş toplumsal kesimler enflasyon, reel ücret baskısı ve azalan sosyal harcamalarla karşı karşıya kalabiliyor.
Gelişmekte olan ülkeler açısından tablo daha hassas bir görünüm sunuyor. Sınırlı kamu kaynaklarının kalkınma yatırımları yerine savunma ve ithal silah sistemlerine yönelmesi, küresel ekonomik eşitsizlikleri derinleştirebiliyor.
Jeopolitik gerilimlerin enerji, kritik madenler ve tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı artırması da fiyat istikrarını zorlaştırıyor. Bu süreçte enflasyon yalnızca talep artışından değil, güvenlik odaklı üretim ve tedarik değişimlerinden de besleniyor.
Küresel ekonomide asıl tartışma, savunma harcamalarının büyümeye katkısından çok bu büyümenin sürdürülebilir olup olmadığına odaklanıyor. Kısa vadeli canlanma oluşturan askeri harcamalar, uzun vadede borç, enflasyon ve toplumsal dengesizlik risklerini büyütebiliyor.
Kaynak: AA
