Çanakkale Savaşları sırasında cephe gerisinde görev yapan Türk harp muhabirleri, haberleri, mektupları ve gözlemleriyle hem savaşın seyrini kamuoyuna aktardı hem de dönemin tarihsel hafızasına önemli katkı sağladı.
Çanakkale Savaşları, yalnızca askeri yönüyle değil, cephe gerisinde yürütülen habercilik faaliyetleriyle de tarihe geçti. Savaş sırasında görev yapan Türk harp muhabirleri, cephede yaşananları kamuoyuna ulaştırmak için haberler, mektuplar ve gözlem notları kaleme aldı.

Çanakkale Savaşları Enstitüsü yayınlarından derlenen bilgilere göre, harp muhabirliği Osmanlı Genelkurmayının izniyle Çanakkale Cephesi’nde daha sistemli bir uygulama alanı buldu. Muharebe hattına gidecek gazetecilerin uyması gereken kurallar, “Harekat-ı Harbiyye-i Takibe Mezun Harb Muhabirleri Hakkında Talimatname” ile belirlendi.

Talimatnamede harp muhabirlerinin görev alanları, sorumlulukları ve dikkat etmesi gereken hususlar 23 madde ve iki ek uyarıyla düzenlendi. Cepheye giden gazetecilerden, savaş alanında görev yaptıklarını gösteren ve üzerinde “H.M.” yazan beyaz şeridi sol kollarından çıkarmamaları istendi.

Çanakkale Cephesi, Türk savaş muhabirliği açısından en disiplinli ve sistematik uygulamaların görüldüğü muharebe alanlarından biri oldu. Türk gazetecilerin yanı sıra yabancı muhabirler de cepheyi yerinde inceleyerek izlenimlerini aktardı.
Cephe gerisinde görev yapan muhabirler, kimi zaman karargahtan, kimi zaman hastaneden, yemekhaneden veya siperlerden gözlemlerini yazıya döktü. Şehit olan bir subayın defin merasiminden cephede anlatılan kahramanlık hikayelerine kadar birçok ayrıntı, harp muhabirlerinin kaleminden dönemin gazetelerine ulaştı.

Tanin gazetesi muhabiri Ali Ekrem Bey, daha sonra “Arıburnu kahramanı” olarak anılacak Kumandan Mustafa Kemal ile karargahında ilk röportajı yapan gazeteci olarak öne çıktı. Ali Ekrem Bey’in, Mustafa Kemal ile siperler arasında dolaştığı ve karargahta iki gün misafir edildiği aktarıldı.
Tasvir-i Efkar gazetesi foto muhabiri Ebuzziyazade Velid Bey ise sıcak çatışma bölgelerinden çok Çimenlik Kalesi ve Gelibolu’daki 5. Ordu Karargahı gibi komuta merkezlerinde görev yaptı. Milli Osmanlı Telgraf Ajansı muhabiri Hüseyin Kazım Efendi’nin harp muhabiri ruhsatnamesi de dönemin habercilik uygulamalarını gösteren belgeler arasında yer aldı.

Çanakkale’de görev yapan harp muhabirleri, savaşın cephe hattı dışındaki tanıklıklarını kayıt altına alarak dönemin basın tarihi açısından önemli bir miras bıraktı. Bu çalışmalar, Çanakkale Savaşları’nın yalnızca askeri yönüyle değil, kamuoyuna nasıl aktarıldığıyla da anlaşılmasına katkı sundu.
Kaynak: AA
