Geçtiğimiz hafta düzenlenen bir parlamento oturumunda konuşan üst düzey bir İtalyan askeri yetkili, İtalyan donanmasının Türk yapımı Bayraktar TB3 silahlı insansız hava aracını (SİHA) satın almakla ilgilendiğini açıkladı.
İtalyan Donanması Kurmay Başkanı Amiral Giuseppe Berutti Bergotto, salı günü parlamentoya yaptığı sunumda İtalya’nın insansız sistemlere ve dronlara özel bir önem verdiğini belirtti.
Baykar’ın Bayraktar TB3’ünün Türk hafif uçak gemisi TCG Anadolu’dan kalkış yaptığı görüntüleri izleten Bergotto, donanmanın bu “oldukça karmaşık” sistemi envanterine katmakla ilgilendiğini söyledi.
Geçtiğimiz yıl İtalyan ve Türk savunma şirketleri arasında imzalanan ve TB3 gibi projelerde iş birliği yapılmasına olanak tanıyan anlaşmaya atıfta bulunan Bergotto, “Bildiğiniz gibi Baykar, Leonardo ile bir iş birliği anlaşması imzaladı; bu nedenle olası bir satın alma Leonardo üzerinden gerçekleşecek ve sistem Cavour uçak gemisine entegre edilebilecek.” dedi. Bergotto ayrıca, “Bu durum bize hem gözetleme kabiliyeti hem de silah taşıma imkanı sağlıyor.” ifadelerini ekledi.
İtalyan Donanması’nın amiral gemisi olan Cavour uçak gemisi, dikey kalkış yapabilen beşinci nesil F-35 savaş uçaklarının yanı sıra askeri helikopterleri de taşıyabiliyor. Türkiye’nin TCG Anadolu gemisi de benzer bir platform özelliği taşıyor. Başlangıçta F-35’leri taşımak üzere tasarlanan gemi, Ankara’nın programdan çıkarılmasının ardından TB3 SİHA’larına ev sahipliği yapacak şekilde uyarlandı. Her iki gemi de Havuzlu Helikopter Gemisi (LHD) olarak sınıflandırılıyor ve hava unsurlarını taşıyabilecek altyapıya sahip.
Konuya aşina kaynakların Middle East Eye’a (MEE) verdiği bilgiye göre, TB3’ün NATO’nun Steadfast Dart 2026 askeri tatbikatındaki son performansı, İtalyanlar da dahil olmak üzere Avrupalı müttefikleri oldukça etkiledi. Şubat ayında Baltık Denizi’nde diğer müttefik uçakları gemilerden operasyon yürütemezken, TB3’ler sıfırın altındaki zorlu hava koşullarında TCG Anadolu’dan otonom olarak kalkış ve iniş yapmayı başardı. SİHA’lar ayrıca tatbikat sırasında hedeflere başarıyla füze atışları gerçekleştirdi.
Bu satışın gerçekleşmesi halinde, Türkiye’nin bir başka NATO müttefikinin daha bu platformu satın alıp kullanmasıyla TB3’ün sahadaki yetenekleri daha da tescillenmiş olacak.
İstanPol Enstitüsü’ne bağlı analist Riccardo Gasco, birçok Avrupa donanması için TB3’ün, yerli programlarının dolduramadığı kapasite boşluğuna karşı mevcut en hızlı ve etkili çözüm olabileceğini belirtti. MEE’ye konuşan Gasco, “Avrupa, yıllardır uçak gemisine inip kalkabilen insansız sistemleri tartışıyor ancak henüz bir platformu sahaya süremedi. Türkiye’nin ise halihazırda çalışan bir sistemi var ve buna artık İtalyan bir sanayi ortağı aracılığıyla erişilebiliyor. Savunma konusunu aniden ciddiye almaya başlayan bir kıtada, bu durum tam da birçok Avrupa devletinin beklediği çözüm olabilir.” dedi.
Gasco, Baykar-Leonardo ortaklığı sayesinde İtalya’nın, Avrupa donanmalarının uzun süredir çözmekte zorlandığı “gemi konuşlu insansız taarruz sistemleri” alanındaki önemli bir kapasite boşluğunu dolduracağının altını çizdi. “Bu, niteliksel olarak çok daha farklı bir ilişki ve Roma’nın Ankara’ya daha geniş kapsamlı güvenlik ve dış politika meselelerinde nasıl yaklaşacağı konusunda kaçınılmaz olarak bir ağırlık taşıyacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu SİHA, Ukrayna, Libya ve Suriye’deki çatışmalarda oldukça etkili olduğunu kanıtlayan ünlü Bayraktar TB2’nin güncellenmiş ve deniz platformlarına uyarlanmış bir versiyonu. 280 kg faydalı yük taşıyabilen Bayraktar TB3; havadan karaya akıllı mühimmatlar, füzeler, dolanan mühimmatlar ve süpersonik füzeler olmak üzere altıdan fazla lazer güdümlü mühimmat taşıyabilecek şekilde tasarlandı. Endonezya, şubat ayında bu platformun ilk yabancı alıcısı olmuştu.
Aynı oturumda Amiral Bergotto, donanmanın TB3 gibi sistemleri hem operasyonel etkinliği hem de gözetleme kabiliyetini artırdıkları için stratejik birer “güç çarpanı” olarak gördüğünü vurguladı.
Analist Gasco’ya göre Türkiye-İtalya ortaklığı, Avrupa Birliği’ni uzun süredir kaçındığı bir soruyla da yüzleşmeye zorluyor: Birlik, ikili anlaşmalar yamasına güvenmek yerine Türkiye’yi kendi stratejik savunma planlarına doğrudan entegre etmeli mi?
Kaynak: Middle East Eye
