Türkiye’nin ilk süpersonik jet eğitim ve hafif taarruz uçağı HÜRJET için deniz platformlarına iniş-kalkış yapabilecek yeni bir versiyon üzerinde çalışmalar başladı. Milli jetin bu yeni konsepti, kara konuşlu uçaklardan farklı olarak deniz ortamının zorlu şartlarına göre geliştirilecek.
Deniz platformlarında görev yapacak HÜRJET’in kısa pistlere ve sert iniş açılarına uyum sağlayabilmesi için iniş takımları ile gövde yapısının güçlendirilmesi planlanıyor. Uçağın güvertede kısa mesafede güvenle durabilmesi için gövde altına özel bir yakalama kancası sisteminin entegre edilmesi de öngörülüyor.
Yeni versiyonun en kritik başlıklarından biri de deniz şartlarına dayanıklılık olacak. HÜRJET, yüksek nem ve tuzlu suyun oluşturabileceği paslanma ve aşınma riskine karşı özel şekilde korunacak. Motor bileşenlerinden gövde alaşımlarına, aviyonik sistemlerden elektronik parçalara kadar birçok bölümde dayanıklılığın artırılması hedefleniyor.

Bu adım, HÜRJET’in yalnızca eğitim ve hafif taarruz uçağı rolüyle değil, gelecekte deniz platformlarına uyumlu bir hava unsuru olarak da konumlandırılabileceğini gösteriyor. Deniz konuşlu versiyon, Türkiye’nin Mavi Vatan’daki hava gücü kabiliyetlerini genişletme hedefi açısından dikkat çeken bir mühendislik aşaması olarak öne çıkıyor.
HÜRJET, ihracat pazarında da Türkiye’nin en önemli savunma sanayisi projeleri arasında yer alıyor. İspanya ile yapılan anlaşma kapsamında ilk HÜRJET teslimatlarının 2028’de başlaması, uçakların 2029 ve 2030’daki eğitim kurslarında aktif kullanılması, 2030-2035 döneminde ise toplam 30 uçağın İspanya Hava Kuvvetleri envanterine girmesi planlanıyor.
Milli jetin deniz platformlarına uyarlanması, HÜRJET projesinin gelecekte farklı görev profillerine açılabileceğini ortaya koyuyor. Geliştirilecek yeni yapı, hem Türk savunma sanayisinin mühendislik kabiliyetlerini hem de HÜRJET’in uluslararası pazardaki konumunu güçlendirecek.
Kaynak: Star

