Türkiye’nin balistik füze programı, sadece savunma sanayisindeki yerli kapasite artışıyla değil, bölgesel güvenlik dengeleri ve ittifak yapıları içindeki stratejik rolüyle de yeni bir aşamaya taşınıyor. Son değerlendirmeler, özellikle orta menzil eşiği, hassas vuruş kapasitesi ve insansız sistemlerle entegrasyon başlıklarının öne çıktığını gösteriyor.

Türkiye’de son dönemde kamuoyuna açık şekilde sergilenen yeni füze ve lançer sistemleri, balistik füze modernizasyonunun hız kazandığına işaret ediyor. Değerlendirmelerde, kamuoyunda TAYFUN BLOK-4 veya CENK olabileceği yönünde tartışılan büyük lançer sınıfındaki sistemin doğrulanması halinde Türkiye’nin kısa menzilli balistik füze kategorisinden orta menzilli balistik füze sınıfına geçişinde kritik bir eşik aşabileceği belirtiliyor. Orta menzilli balistik füzeler genel olarak 1.000 ila 3.000 kilometre arası menzile sahip sistemler olarak tanımlanıyor.

Balistik füzeler, yalnızca cephe hattındaki hedeflere değil, derinlikteki askeri, ekonomik ve siyasi merkezlere karşı da etkili olabilen stratejik sistemler arasında yer alıyor. Son savaş ve kriz sahalarında elde edilen veriler, bu sistemlerin özellikle kamikaze dronlarla aynı saldırı paketinde kullanıldığında hava savunmalarını zorlayabildiğini ve yüksek tahrip gücü oluşturabildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle Türkiye’nin füze kabiliyetinin, insansız hava araçlarıyla birlikte bütüncül bir caydırıcılık yapısı içinde ele alındığı değerlendiriliyor.

Modern balistik füze sistemlerinde hassasiyetin belirgin şekilde arttığına dikkat çekiliyor. Geçmişte geniş alan hedeflerine yönelik daha düşük hassasiyetle anılan sistemlerin yerini, birkaç metre seviyesine kadar düşen hata payına sahip yeni nesil çözümler alıyor. Değerlendirmede, ROKETSAN’ın ihraç versiyonu Han balistik füzesinin dairesel hata olasılığının 10 metrenin altında açıklandığı bilgisi de bu dönüşümün örneklerinden biri olarak öne çıkarılıyor.

Türkiye’nin bu alandaki dikkat çeken başlıklarından biri de aero-balistik kabiliyetler oluyor. Baykar’ın AKINCI taarruzi insansız hava aracı ile ROKETSAN’ın İHA-230 aero-balistik füzesinin entegrasyonunun yaklaşık 150 kilometre menzil sunan yeni bir vurucu kapasite ortaya çıkardığı, bu yaklaşımın İHA-300 ile daha uzun menzilli bir seviyeye taşınmasının beklendiği ifade ediliyor. Bu çerçevede balistik füze programı, yalnızca askeri kapasite artışı değil, Türkiye’nin bölgesel caydırıcılığını daha dengeli ve inandırıcı hale getiren stratejik bir mimari unsuru olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: AA

Paylaş

Hakkımızda

Türk Savunma Sanayii, savunma teknolojileri, askeri platformlar ve savunma sanayii ekosistemine dair doğru, güvenilir ve nitelikli bilgi üretmek amacıyla kurulmuş bir yayın platformudur.

Platformumuz; uzun yıllardır savunma sanayii, güvenlik politikaları ve askeri teknoloji alanlarında çalışan, bu alanda araştırmalar yapan ve akademik çalışmalar yürüten uzman bir ekip tarafından hayata geçirilmiştir. Amacımız, hızla gelişen savunma teknolojilerini ve Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki ilerleyişini doğru bir perspektifle kamuoyuna aktarmaktır.
Devamını Gör

info@turksavunmasanayii.com

Son Yazılar

Türk Savunma Sanayii © 2026 Tüm Hakları Saklıdır
Exit mobile version