Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türk savunma sanayiinin harp paradigmasını değiştiren birçok alanda dünyada ilk 5 ülke arasına girdiğini söyledi. Kacır, savunma sanayiinde oluşan bilgi birikimi ve kabiliyetlerin diğer sanayi kollarına daha güçlü şekilde aktarılmasının hedeflendiğini belirtti.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Sakarya, Sapanca’da düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi 2026’da yaptığı açıklamada, Türkiye’nin savunma ve havacılık alanında son yıllarda önemli bir kapasite artışı yakaladığını söyledi. Kacır, Türk savunma sanayiinin yalnızca üretim hacmiyle değil, geliştirdiği sistemlerin etkisiyle de küresel ölçekte üst sıralara yükseldiğini ifade etti.
Kacır’ın paylaştığı verilere göre Türkiye’de imalat sanayisinin oluşturduğu katma değer 2002’de 41 milyar dolar seviyesindeyken, 2025 itibarıyla 246 milyar doları aştı. Türkiye’nin küresel ticaretteki payının da yaklaşık iki katına çıktığını belirten Kacır, bu yükselişin üretim altyapısı, teknoloji yatırımları ve ihracat kabiliyetiyle desteklendiğini vurguladı.
Savunma sanayii tarafında ise en dikkat çekici başlıklardan biri ihracat performansı oldu. Kacır, Türkiye’nin askeri insansız hava aracı pazarında küresel ölçekte yaklaşık üçte ikilik paya sahip olduğunu, savunma ve havacılık sektörünün yıllık satış gelirinin 20 milyar doların üzerine çıktığını ve ihracatın 10 milyar doları aştığını açıkladı. Buna göre Türkiye, savunma ve havacılık ihracatında dünyada 11. sıraya yükseldi.
Bakan Kacır, sektörde halihazırda 1400’ün üzerinde araştırma ve geliştirme projesinin yürütüldüğünü, toplam sözleşme büyüklüğünün ise 150 milyar dolara yaklaştığını söyledi. Bu birikimin, Türkiye’nin gelecek 20 yılı hedefleyen uzun vadeli savunma ve havacılık vizyonunu güçlendirdiğini belirten Kacır, elde edilen kabiliyet seviyesinin birçok emsal ülkenin tek başına sahip olmadığı bir noktaya ulaştığını ifade etti.
Kacır, savunma sanayiindeki başarının kolay elde edilmediğini, birçok alt sistem ve çekirdek teknolojinin yerli imkanlarla geliştirildiğini söyledi. Bu sürecin zaman zaman proje sürelerini uzattığını ve maliyetleri artırdığını belirten Kacır, buna rağmen Türkiye’nin bugün harp paradigmasını değiştiren pek çok unsurda dünyanın en güçlü ülkeleri arasına girdiğini kaydetti.
Önümüzdeki dönemde hedefin yalnızca savunma sanayiindeki büyümeyi sürdürmek olmadığını dile getiren Kacır, bu alanda oluşan teknik kabiliyetlerin sanayinin diğer sektörleriyle daha etkileşimli hale getirilmesinin amaçlandığını söyledi. Böylece savunma sanayiinde geliştirilen yüksek teknoloji birikiminin daha geniş bir ekonomik dönüşüme katkı sunması hedefleniyor.
TRT Haber
